8 Aralık 2014 Pazartesi

[Kasım/2014] Soompi'nin AHL Mentoru Tony Jones ile Röportajı


S: K-Pop hakkında ne düşünüyorsun?
-K-Pop gerçekten ilginç.  K-Pop veya Korean hip hop’ı BTS’e kadar hiç duymamıştım ve sanırım grup hakkında biraz araştırma yapmaya çalışırken ilk duyduğum ve izlediğim kayıtları “We Are Bulletproof”tu. Bu kadarını bir K-pop grubundan beklemiyordum. Onlar gerçekten iyiydi. Müzik videoları gerçekten iyi yönetilmişti, bunun ilk kayıt olmasından gerçekten çok etkilendim, şimdiye kadar di
nlediğim ilk [K-Pop] şarkısıydı. İlgimi ve dikkatimi çekti. Kore’deki her grup ve sanatçının bu şekilde müzik yaptığını ve böyle yetenekli olduğunu düşündüm. Yanılmışım. Başka bir grup hakkında konuşmayacağım; ama onlar sadece farklılar. BTS’in sunabileceği çok fazla şey var. Hip hop kültürü üzerinde gerçekten çalıştılar. Arkalarındaki prodüktör ve yönetmenlerle tanışmak istiyorum; çünkü yaptıkları her şey gerçekten Amerikanvari. Onların; eğer İngilizce öğrenebilirlerse gelecekte Amerika’ya gelip müzik yapabileceklerini düşünüyorum. Bu kadar iyiler. Bu kadar yetenekliler. Daha sonra, insanlar sürekli bunun gibiydiler: “BAP’e bak, EXO’ya bak, ya da G-Dragonave tüm bu gruplara, hepsine baktım ve benim için aynı değildi, bilirsiniz. Onlar da yetenekli; fakat onlara BTS’e verdiğim tepkiyi vermedim.

S: American müzik endüstrisini K-Pop endüstirisiyle karşı nasıl karşılaştırabilirsiniz?
-Peki, bu gerçekten farklı. Kore'deler, -kültür ve her şey-. Buna saygı duymak zorundasınız. Ve evet, makyaj yapıyorlar ve dans ediyorlar, bu pek Amerikan hip hopu gibi değil; ama oradaki kültür ve insanlar bunu istiyor, orada başarılı olan şey bu. Rap Mon çok iyi rap yapabiliyor, demek istediğim Suga ve J-Hope da öyle; ama gerçek şu ki makyaj yaptığı gerçeği ya da dans ettiği gerçeği bunu değiştirmez; çünkü bu onun kültürü.  Değiştirebileceğine eminim- o ve Suga düz hip-hop parçaları, rap müziği ve tüm bunları yapabilir; ama şu an yaptıkları şey bir grupta olmak, BTS, ve bu o
nların seçtiği yol. Bazen seni gelecekte ilerletecek yollar seçersin, ve eğer bu BTS'nin Kore'de bilinip sesini duyulmasını sağlayacaksa, bunu yapmak zorundalar. Bu yüzden bu çok farklı; fakat yine de saygı duymak zorundasınız.

S: K-Pop’ı beş yıl içerisinde nerede görüyorsun?

-K-Pop’un patlama yaşayacağını ve büyüyeceğini düşünüyorum. Yönetim onları Amerika'ya getirmeyi ya da Amerikan bir BTS kurmayı düşünüyor mu bilmiyorum; ama yaptıkları şey harika. Amerika’da bu şekilde dans eden, rap yapan ve şarkı söyleyen kimse yok. Aslında Amerika'da bunun gibi bir grup başlamak iyi bir fikir. New Edition'dan, Boys to Men'den, A$AP Rocky'den aldılar, her yerden bir şeyler alıp bir araya getirdiler. Bu bir plan mıydı yoksa çocuklar mı yetenekliydi bilmiyorum; ama bir araya gelmiş olmaları bir şans. Bu harika. K-Pop'un gerçekten daha fazla gelişeceğini ve sadece bir yerli kültür olarak kalmayacağını düşünüyorum. BTS sayesinde büyüyecek.

S: Scooter Braun, PSY ve CL ile çalışıyor. Şu anda birçok K-pop sanatçısı tanıtımlarını U.S ile genişletiyor. Sizi KCON'da BTS ile gördüm. Bu K-pop gibi bir tarz için U.S'ten birçok hayranı bir araya getiren bir etkinlikti. Bunun hakkındaki görüşleriniz neler ve BTS’e şaşırdınız mı? Bunun hakkında sizi ne şaşırttı?
-Burada K-pop’u seven birçok Amerikalı fanın olduğunu biliyorum. Oraya ilk gittiğimde,  köşe başında bir kuyruk vardı, dışarıdaki insanlar ve çocuklar içeriye giremedikleri içiağlıyorlardı. Şaşırmıştım. Kore’de ünlü olduklarını biliyordum; ama bu insanların K-Pop’u burada da sevdikleri hakkında bir fikrim yoktu. Burada da sadık hayranlara sahipler. Gösterileri 200 kişiyle sınırlıydı ve bütün kızlar sanki orada N’SYNC veya Backstreet Boys varmış gibi ağlıyor ve çığlık atıyorlardı. KCON'a gittiğimde, gerçekten gözlerimi açtılar. Yaklaşık 25,000 insan tezahürat yapıyor ve sadece BTS'e değil, tüm gruplar için tezahürat ediyorlardı. K-Pop Amerika’da büyük bir piyasa; çünkü farklı olmayı isteyen birçok insan var. Eğer herkes N’SYNC’i seviyorsa, onlar bir başkasını ve farklı erkek gruplarını bulmak istiyorlar. Ve onlar BTS’i buldular.

S: K-Pop'ın Amerika'ya geçebilmesi için dil ile ilgili halledilmesi gereken şeyler olduğundan bahsettiniz. KCON'da çok fazla yabancı hayran vardı ve Korece şarkılara eşlik edip Kore kültürünü kucakladıklarını gördük. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?
-Bilhassa, çocuklar buraya gelmeden önce İngilizceyi öğrenmek zorundalar. Zamanla öğrenecekler. Rap Mon gerçekten iyi bir İngilizce’ye sahip ve aslında birçok defa İngilizce rap yaptı. 
Birlikte Korece şarkı söyleyen insanları fark ettim ve bende şarkıya eşlik etmeyi denedim. Olmadı, yapamadım, zorlandım. Ne söylediklerini bilmiyordum; ama gerçek şu ki onlar şarkı sözlerini öğrenmişti ve BTS ile birlikte harika bir şekilde söylüyorlardı. V’nin bana öğrettikleri dışındaki kelimeleri nasıl telaffuz edeceğimi bilmiyordum; ama bu inanılmazdı. Bu İngilizce şarkı sözleri öğrenmek gibi değildi. Tamamıyla farklı bir dili öğrenmek ve hep birlikte söylemek zorundaydınız. Bu da gerçekten özel ve sadık fanlar olduğunuz anlamına geliyor. İleride İngilizce’yi öğrenecek ve eğer öğrenebilirlerse her ülkede başarılı olabilirler.

S: Daha önce BTS’in son albümü olan “Dark & Wild”dan bahsettin. Bütün albümü dinledin mi? Favori bir parçan var mı?
-Bütün albümlerini dinledim. Bunu üçüncü gece duydum; çünkü Twitter’da insanlar bunun gibiydi: “Dinlemek zorundasın.” Bu BTS’di. Dinlemek zorundaydım. Tüm albümlerini dinledim. Benim favorilerim, birkaç tane aslında, ama favori parçamHip Hop Lover.” Bu parça inanılmaz- rapi ve nakaratıyla-. Gerçekten şaşırmıştım.Let Me Knowda gerçekten iyi bir kayıttı. Aslında bu parçayı albüm yayınlanmadan önce KCON’un sahne arkasında dinlemiştim. Adamım Suga,  telefonunu çıkarttı ve “Hey, bu parçayı yaptım. Dinlemek ister misin?” dedi. Yani şarkıyı daha önce dinlemiştim; ama hoparlörlerden dinlediğimde, -verdiği his- bambaşkaydı (*olumlu anlamda). Suga inanılmaz. Bu kayıtı o yaptı. Şarkıyı üretti, nakaratı, ve her şeyi. Üçüncüsü iseDanger”. Ve birkaç tane daha var. Aslında, bütün albüm gerçekten iyiydi. Hangileri bilmiyorum; ama bazı şarkıların Kore’de yasaklandığını duydum.  “Danger” in bunlardan biri olduğuna eminim. Yasaklanmak, dikkat çekmek ya da iyi anlamda farklı olmak mı istiyorlar bilmiyorum. İşte NWA Amerika'da böyle asilik yaptı; ama Kore'de hormonsal şeylerden konuşamazsınız. Sanırım bu soruyu çekim yaparken personellerden birisine sormuştum, ve seksten pek önemli bir şey değilmiş gibi bahsettim. " (Kore için) bu yasaklı bir konu gibidir" şeklinde cevap verdi. Kore'de bu konu hakkında konuşulmazmış, ilginç. “Dark & Wild” inanılmaz. Eğer böyle albümler yapmaya devam ederseler, gelmiş geçmiş en büyük Koreli grup olacaklar.

S: Yasaklı olan şarkılar hakkında ne düşünüyorsun? (Kore'de) Bazen bazı kuruluşlar sözlerin değiştirilmesini ya da belirli bir standarda uyarlanmasını ister. Ama bu, sanatçılarla karşılıklı anlaşarak yapılıyor. Sence boyun eğmeliler mi yoksa kendi yarattıkları şeye sabit mi kalmalılar?
T: Kore'de çok fazla kontrol var. Bana anlatılan bir hikayede; gruptan ayrılıp solo devam etmek isteyen birileri yasaklanmış ve isimlerinden ya da işlerinden bahsederseniz eğer size diğer sanatçıların müziklerini göndermiyorlamış. -Bilmiyorum.- Ama burada bir kontrol var. U.S'de büyük bir şirkete ihtiyacın yok, hiçbir şeye ihtiyacın yok. Her şeyi kendin yapabilirsin. Macklemore ve Ryan Lewis kendi kendilerine milyonlarca albüm sattılar. Kore'de bunu yapamazsın. Bir kontrolleri var, ne zaman bunun ayrılacağını ve neden bazı şarkıların yasaklandığını bilmiyorum. Birilerinin buna karşı koymayı öğrenmesi gerekiyor -siz yapmalısınız demiyorum. Kimsenin bunu yanlış algılamasını, insanlara, kurumlara ve tüm bunlara karşı çıkması istemiyorum. Ama şarkı yasaklamak konusunda... biliyorsunuz, Amerika'da özgürüz. Hiçbir şarkıyı, söylediğimiz ve yaptığımız şeyleri yasaklayamazsınız. İstediğimiz her şeyi söyleyebiliriz. NWA; 80'lerin sonlarında yada 90'ların başında içinde "polisi s..." gibi açık açık bir küfür olduğunda bile. Onlar şarkı yaptığında, tüm dünyada bir isyan vardı. Bunu da yasaklamaya çalıştılar; ama onlar müzik yapmaya ve yaratmaya devam edecekler. Bu şanssız bir şey; ama gerçek hayranlar onların müziklerine kulak verecek ve bir grup olarak BTS, umutlar içerisinde büyüyerek oldukları kişi olmaya devam edecek ve Amerikan (şarkı ve kültüründen de) etkilenecek. Bu çocuklar Amerikan kültürüne gerçekten çalıştılar ve bunu çok iyi yapıyorlar. Başka ülkelerden bunu taklit etmeye, aynı şekilde rap yapıp şarkı söylemeye, aynı şekilde hareket etmeye çalışanlar görüyorum; ama başaramıyorlar. Bu çocuklar buna gerçekten çalıştılar ve bunda gerçekten çok iyiler. Hepsi baştan aşağı çok yetenekli, grupta tek bir zayıf halka bile yok. Bu gerçekten ilginç, BTS gerçekten çok iyi.

S: BTS ile aranızda bir iş birliği görecek miyiz?
-Gelecekte öyle olmasını umuyorum.

S: Çocuklara karşı ilk izlenimin neydi?

-İlk izlenimim Nate ve ben onları uyandırırkendi. Her şeyden önce, tv programının ne olduğu hakkında bir fikirleri, tv programı yapacakları, ve neler olup bittiğiyle ilgili fikirleri yoktu. İlk karşılaşmamızda, onları sabah beş veya altıda uyandırdık. Etrafa “Ne oluyor?” der gibi bakıyorlardı. Kaçırılmış olduklarını biliyordum ama bunu program yayınlanana kadar görmedim. 
Onları sabah altıda uyandırmıştık ve yataklarından gitmeye hazır askerler gibi atladılar “Haydi gidelim.” Onlara “Rap yap ya da dans et, herhangi bir şey yap” dedik ve ilk lider Rap Mon, bize rap yapmaya başladı. Sabahın sekiziydi ve kim olduğumuz hakkında bir fikri yoktu. Onlar gerçekten özeldiler. Özel olduklarını düşündüm. Çok özeller, daima dans ediyorlar, daima pratik yapıyorlar. Zorla olmadığı halde- bunu yapmak zorunda değillerdi. Onlar sadece yaptıkları şeyde iyi olmak istiyorlar; çünkü makyaj yaptıkları ve dansları yüzünden çok fazla sert eleştiri alacaklar; bu yüzden Rap Mon mükemmel olmak istiyor. “Hip hop Lover”da rap yaparken, Rap Mon’un büyüklüğünü duyuyorsunuz. Çocuklara karşı ilk izlenimim: gerçekten hoş ve cana yakın oldukları ve sadece gerçekten güzel zaman geçirdikleriydi. Tüm şovda tek bir boş dakika olduğunu bile düşünmüyorum. Bazı farklılıkları ve bunun gibi şeyleri vardı; ama bunun dışında onlar sadece havalı çocuklar. On altıdan yirmi yaşına kadarlar. Hepsi süper yetenekli olsalar bile, hepsinden daha yeteneklisi en gençleri olan Jungkook. Üçünü de yapabiliyor. Gerçekten rap yapabiliyor, şarkı söyleyebiliyor ve dans edebiliyor “Bulletproof”ta gördüğünüz gibi. O muhtemelen gruptaki en değerli üye, çünkü çok küçük ve her şeyi yapabiliyor.

S: Ve gerçek şu ki, büyük ihtimalle hepsi sersemledi, bu harikaydı.
-Kimsenin onların işinin ne kadar zor olduğunu bildiğini sanmıyorum -tüm gün boyunca. Biz yorulurduk, ayrılıp onları uyandırmak için geri dönüyorduk; ama onlar zar zor uyuyordu, -belki iki ya da üç saat.- Gerçekten çok çalışıyorlar. Beşinci bölüm; herhalde bu onların ne kadar yorulduğunu görebileceğiniz zamanlardan biriydi. Onları yataktan kaldırmak zorunda kaldık ve bu bir oyun ya da rol değildi. Gözlerini zar zor açık tuttular ve uykuya daldılar.

S:Kamera arkasında grupla hiç unutulmaz bir anınız var mı?
-Evet, kesinlikle. Her gün unutulmazdı. Onlara hiçbir kadınla o seviyede iletişime geçmemiş olmalarına rağmen bir kadına nasıl yaklaşabileceklerini göstermek -bu harikaydı-. Gerçekten dışarı çıktıklarını görmek -çünkü kızlara asılamazlar, kız arkadaşları olamaz, vs.- ama hormonları var. Bu yüzden 'War of Hormone'u yazdılar; çünkü bu gerçekten doğru. Onları bir kadının yanında, onunla konuşurken görmek ve başarılı olduklarını görmek, bu harikaydı. Onlara öğrettiğimiz şeylerden biriydi ve gerçekten başarılılardı. Video çok eğlenceliydi -hepsini göstermediler-. Birçok anı vardı. (Boy in Luv L.A ver. izlemek için TIKLAYIN**)
S:, Kore’ye gitmek için hiçbir planın var mı ve Kore müzik endüstirisinde çalışman mümkün mü?
-Kore’ye gitmeyi çok isterim ve aynı zamanda orada bir şey yapmak ve piyasamı genişletmeyi de. Gerçekten güzel bir kültür gibi görünüyor. Kesinlikle seveceğim. Çocuklarla birlikte stüdyoya girme şansımız olmamıştı; ama galiba onlar için birkaç parça yazabilirdim. Nate Walker, diğer akıl hocası, aynı zamanda büyük bir şarkı yazarı. Jamie Foxx’un seslendirdiği “Blame It”i, Tinashe’nin “2 On,” unu, Trey Songz ve Fabolous’un “Say Aah.”ını yazdı. Eğer gelecekte onu çocuklarla birlikte stüdyoya getirebilirsek, bu harika bir görünüm olurdu. Onlara hip hop ve rap hakkında biraz daha şey gösteririz. Kore'deki grupların herhangi biriyle birlikte çalışmakla ilgili hiç sorunum yok; ama her nasıl olursa oraya gitmek harika olacak.

S: Bu gerçekten sevimli. Bu kadar bağlandıktan sonra, onlarla iletişim kurabildin mi?
-Çocuklarla iletişim kuruyorum. Nasıl kurduğumu söylemeyeceğim; çünkü orada bir yerlerde biraz ciddi fanların olduğunu biliyorum ve fanlar onları bulur. Sanırım bazı fanların nasıl bu kadar çılgın olabileceğine iki örneğiyle karşılaşıncaya dek inanmıyordum. İlki, bana “İnstagram’a bir şey koyma” dedi ve ben de “Neden?” dedim. Sonra, bir videodan bir resim paylaştım-Bu fotoğrafı insanlar benim BTS ile çalıştığımı bilmeden önce paylaşmıştım. Bu ben, J-Hope, ve Jin vardı fotoğrafta. Onların yüzünü bulanıklaştırmıştım. Fotoğraftakilerin kim olduğundan veya ne yaptığımla ilgili bir fikriniz olamazdı. İlk olarak, fanlar beni buldular. Kim olduğumu nasıl bildikleri bilmiyordum. İkinci olarak, “Hey, bunlar J-Hope ve Jin mi?” dediler. Ben ise şöyleydim, “Ne?? Bunu nasıl..”  Bir diğeri ise şuydu; Çocuklar LA hava alanına geldiklerinde, fanlar çocukları hava limanında bekliyorlardı. Geleceklerini kimseye söylememişlerdi. Fanlardan iki tanesi onları hava limanında bekliyordu. Bu çılgınlıktı.

S: Okuyucularımız için son bir sözün var mı?
-
Gerçekten eğlendim ve çocukların hepsini gerçekten sevdim. İrtibatımızı koparmayacağız. Onlarla çalışmak bir zevkti. Amerika ve Kore bir şeyler yaptığı sürece gelecekte bir şeylerin olacağını düşünüyorum. Çocuklar çoktan büyük (*ta
nırlık ve başarı anlamında) olsa da, daha büyük isimlere ihtiyaç var. (*Şirket anlaşmalarından bahsediyor sanırımGerçekten tüm sevginiz ve desteğiniz için teşekkür ederiz.

Türkçe Çeviri: Kawaii@BTSTurkey
Kaynak: soompi

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder